February 2012
8 posts
Odandan çıkmana gerek yok.
Masanda oturmaya devam et ve dinle.
Dinleme bile, sadece bekle.
Bekleme bile.
Gerçekten sakin ve yalnız ol.
Dünya özgürce sunacaktır kendini sana.
Maskesinden sıyrılmak için başka seçeneği yok.
Huşu içinde yuvarlanacaktır ayaklarının dibine.
Franz Kafka
July 2011
1 post
March 2011
3 posts
December 2010
1 post
November 2010
4 posts
kırk tilkili kuyunun delisi
bir deli kuyuya bir tez atmış, kırk tilki dönmüş dolaşmış çıkaramamış, kuyrukları birbirine dolanmış, hep beraber kürkçü dükkanına gitmişler…kuyruğu dolanık, aklı karışık kırk tilkiyi ne yapsın suratı asık, beyni bulanık kürkçü…en doğrusunu yapmış, almış hepsini kuyuya atmış! şimdi bir kuyuda bir tez, kırk tilki, bir de kuyunun başında kılı kırk yaran deli…
June 2010
39 posts
yann tiersen’e geri sayıyor…
biz zaten rahat uyuyamıyoruz ki!
teröre istediğini vermeyeceğim! ne olursa olsun nefret söylemine sığınmayacağım! bu bir kolaycılık, başka bir şey değil! savaşı körüklemeyeceğim, ve asla varlığımı kanla kutsamayacağım! rahat uyumak deniliyor! rahat uyumam içinse bunca dökülen kan, uyumayacağım da o zaman! alın rahatlık, alın uyku sizin olsun! ben kardeşimi rahat uyumak için ölüme göndermeyeceğim! çünkü bir yerlerde birileri...
televizyondan sonra kredi kartımı da hayatımdan çıkarmanın muhteşem hafifliği!!
sıkıntının insan zihnine ettikleri:D
belki de aslında istanbul da bir çeşit lost adasıydı…hepimiz de zaten bir yandan burada olmaktan çok mutlu olup bir yandan da sövüp saymıyor muyuz? bak işte her şey tutuyor…hayat şartları da en az tropik bir ada kadar zor zaten:) al işte! şimdi çıktı manyağın biri, tepesi falan attı, çevirdi çarkları, taşıdı istanbulu…kesinlikle inanıyorum, şuan ekvatora yakın bir yerlerdeyiz,...
bigudi…:)
İnsan o kadar acı çeker ki, tüm canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır. (F. Nietzsche)
ayın 15 i kabustur…maaş alma günü değildir asla! bir ay boyunca beklediğin parayı alır almaz oraya buraya saçma ve sonunda elinde kalan iki gıdım parayla bir sonraki 15 ini beklemektir…
kuzgun dedi ki “birdahaasla”
e.a.p
kırkpınar yağlı güreşleri biletleri biletix’te satışta:))) ahaha daha neler yahu:D
“Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir”. — Friedrich Nietzsche
yağmurlu bir sonbahar pazarı yada karlı bir kış sabahı hayal etmek için vakit sanırım çok erken…:(
bak yine kızgınım, yine sıkıcıyım
yok romsunuz, yok çingansınız, yok insanız diye insanları gazlayıp “ayda 100 lira” taksitli TOKİ konutu pazarlayan tayyip i kınıyorum!
one minute, zart zurt deyip de israil’in OECD ( Organisation for economic co-operation and develpment) üyeliğine evet diyen zihniyeti kınıyorum!!
ortalık karışıkken fırsattan istifade Nükleer mevzusunu aradan çıkaran tayyip i de kınıyorum!
ve...
It’s so hard to forget pain, but it’s even harder to remember sweetness. We have...
– Diary, Chuck Palahniuk (via getfuckedughhhhhhhhh)
kanepeye uzanınca nar çiçeklerini saçmış ağaca bakarak bach…bu gece photoshop çalışamazsın dedi, ben de kendimi kemana ve kıpkırmızı nar çiçeklerine bıraktım, ohh daha ne olsun:)
photoshop bu gece bana yar olmadı..ne yaptıysam anlamadı, süründürdü ama pas vermedi…ah ah!
uzun zamandan beri ilk hamam böceği…umrumda mı? değil..hatta “bu eskiden kalmış galiba, baksana hafiflemiş ve çıtır çıtır bir hali var” gibi kendini aşmış yorumlar da yapmadım değil:D
tanrımmm:S bunca yıl sonra photoshop yüklemeyi becerememek!!! yüklenmesi de değil de sorun, ya obsesif damar tutarsa, ya sabaha kadar tonlarca setup indirilip denenirse ne olur bu bünyenin hali???
evimizin kedisi patik’in haftalardır camdan kesiştiği korsan dişi çıkınca yaşanan karmaşık duygular:S
8 yaşında bir kızın “dila, adının manası ne?” sorusuna “aa ÇOK ESKİDEN araştırmıştım, ama unuttum” demesinin şoku:) ve ardından google’dan adının anlamına bakması, hadi bu neyse derken, diğer 8 yaşındaki çocuğun kızcağıza “facebook’un var mı?” demesi:D şaşkınlık silsilesi değil de ne?
yakınımızdaki tehlikeyi göremiyoruz ya…ona yanıyorum ben. hep aynı yeri takıntılı ve histerik bir şekilde suçlayıp durmaktan içimizdeki, dibimizdeki hataları düzeltemiyoruz! google yasakları…hep aynı karşı tarafa yükleniyoruz, tamam onların ne olduğunu biliyoruz da olan biten her şeyi bir kişiye mal edip diğerlerini aklamak bizi iyi bir yere mi götürür? akıllı, mantıklı bir şey...
ne işe yaradı diyenlere cevap!
ne işe yaradı diyenlere cevap:
1. mesela almanya’nın üzerindeki “siz 50 yıl önce bu insanlara bunu yaptınız, bu yüzden daha sittin sene israil’i eleştiremezsiniz. ne yaparsa yapsın onaylamak, desteklemek, hiç olmadı susmak zorundasınız baskısı kalktı…
** http://bianet.org/bianet/dunya/122548-almanya-sonunda-israili-elestirmeye-cesaret-ediyor
2. filistin’in onlarca...
yine de...
yine de güzel…
bahçede yeni dünya ve kirazlar güzel.
nar çiçekleri kırmızı, kışa çalan dalları…
yine de güzel…
yağmur sesi ve bahçe dolunca eve,
ve cam kenarında toprak kokusuna yazmak.
çokca kendini kandırmaca,
ama yine de güzel,
en azından ağaçlar kapatınca penceremin önünü,
ve kendini nar çiçeklerine vuran damlalarda kandırıyor olunca,
yine de güzel…